Deprecated: Non-static method JSite::getMenu() should not be called statically in /homepages/3/d702743627/htdocs/eurovisiondream.com/templates/gk_game/lib/framework/helper.layout.php on line 199

Deprecated: Non-static method JApplication::getMenu() should not be called statically in /homepages/3/d702743627/htdocs/eurovisiondream.com/includes/application.php on line 536

Özge Ersu Eurovision Zaferimizi Yorumluyor

Featured Özge Ersu Eurovision Zaferimizi Yorumluyor
Rate this item
(3 votes)

 

Eurovision ve Müzik sektörünün önemli isimleri; 24 Mayıs 2003 İlk Eurovision Zaferimizi Yorumluyor... Belgesel Radyo Yapımcısı, Müzik Tarihçisi, Turizm Uzmanı, Eurovision temalı tur - rehberlik hizmeti ve radyo programları ile bildiğimiz "Özge Ersu"nun kaleminden 2003 zaferimiz...

 

"• 1965 yılında Samsun’da doğdum. O zamanlar televizyonumuz yoktu, radyonun içinde minik insanların yaşadığı günlerdi.

• 1975 yılında ruhum Stockholm’de bedenim memlekette bir çocuktum. Semiha Yankı ile açtım siyah beyaz Eurovision’a gözlerimi. ‘Seninle Bir Dakika’ sonuncu olmuştu ama kırk yıldan beri dilimizde, gönlümüzde birinci kaldı.

• 1985 yılında ‘Yirmiler Kulübü’ne İstanbul’un ilçesi Göterborg’da girmiştim. Dünyamız ve ekranlarımız renklenmişti. Sevgili Bülent Özveren’in yorumlarını, ‘Royaume-Uni, Deux Points’ (‘Ğayömüni, Dö Puğen’ okuyunuz) puanlamalarını nasıl unuturuz? Ah, ne seneydi ama, kimler yoktu ki? Mazhar Fuat Özkan üstâdlarımız ile ‘Diday Diday Day’ mı desem, yoksa yedinci olan Al Bano - Romina Power mı?

• 1995 yılında Sivas’ta askerdim. İzin aldığım o akşam, gizli bir bahçede füme Norveç somonu yerken gece gece izlediğim birinci ‘Secret Garden ve Nocturne’ hâlâ aklımda.

ozgerersur3

 

• 2005 yılından aklımda kalanlar ise Gülseren ve Rimi Rimi Ley, ev sahibi Kiev. Birinci de arasıra papaz olduğumuz komşumuz Yunanlı Elena Paparizou.

• 2013 yılında ‘Madem yurt dışı gezi ve turizm uzmanıyım’ dedim, İsveç Malmö’ye harika bir Eurovision gezisi düzenlemek istedim. O kadar şanslıydım ki, on dört milyar yaşındaki evrenin tarihinde ilk kez o sene Türkiye Finallere katılmaktan vaz geçti.

ozgerersu2013

• 2014 yılında belgesel radyocu idim. Kendi Internet radyomda ‘Eurovison Şarkıları’ programını yaptım ve her sene Eurovision tarihlerinde o eserleri dinleyicilerimle paylaştım.

• 2016 yılında inadım inattı. Katılmıyor olsak da bir kez daha bir Eurovision gezisini Stockholm’de düzenlemek istedim ama cennet vatanımın cinnet gündemi ne yazık ki ona da izin vermedi.

• 2017 yılında evimdeki ses stüdyosunda çalışırken, değerli dostum Özgün Günyar, nazik bir mesaj gönderdi. Müzik sektöründeki önemli isimlerle beraber, bir gezgin, bir müzik yayıncısı olarak bu konuda benden kısaca izlenimlerimi istedi ve bu içten yazı ortaya çıktı.

Yıllara bakıyorsunuz da, önemli bir eksik mi var dediniz? Hayır, unutmadım, aksine ‘tatlıyı en sona bıraktım!’

ozgerersu2015

• 2003 ne yıldı ama değil mi? Letonya’nın başkenti Riga’da idik. Yarışmalardan kırksekiz, günlerden 24 Mayıs’tı. Tam ön dört sene önce bu gece idi.

On bir milyon Amerikan Doları tutan yatırım ve yayın harcamalarının yarısını bu iki milyon nüfuslu küçük ülke üstlenmişti. Elemesiz tek bir finalden oluşan sistemin son kez uygulandığı bu yarışmada yirmi altı ülke vardı. Tüm sanatçılar ilk kez Eurovison’da sahne alıyordu, tekrar gelmiş olan yoktu.

Rus Tatu ile Avusturyalı komedyen Alf’i nasıl unuturuz? Ya tele oylamalarda teknik sorunlar yaşanması, yapılan itirazlar? Birleşik Krallık bile tarihinde ilk kez ‘Euroexit’ yaparak, hiç bir ülkeden tek bir puan bile alamadan ilk kez sıfır çekmişti.

Evet, 2003 ne yıldı ama, değil mi? O sene Sertab olarak anılacaktı. Parlak, tiz, ve güçlü sesini ‘Coloratura Soprano’ olarak tanımladığımız, bize harika pop şarkıları ve Avant Garde hit eserleri kazandıran, parlak kariyeri boyunca ödüllere doymayan Sertab Erener, o yıl zorlu rakiplerin önünde Eurovision şarkı Yarışması’nda birincilik alarak ülkemize ilk kez bu değerli armağanı vermişti.

Sonradan alacağı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üstün Hizmet Madalyası’nın yanısıra asıl madalyayı Türk insanının yüce gönlü vermişti. En sosyetik İstanbul kulüplerinden doğudaki köy kahvelerine dek, hepimiz sevinmiş, moral lazanmıştık.

Doğu melodilerini batı kalıpları ile birleştiren ilk İngilizce şarkımız ‘Everyway That I Can’ aslında adı gibi, yapabileceği her şeyi yapmış, Türk Dil Kurumu’nun itirazlarına, Millet Meclisi’ndeki vetolara ve çekilen klipteki tartışmalı Harem sahnelerine karşın, akıl almaz güzellikteki bir yarışma performansı ile birinciliği Türkiye’ye getirmişti.

İşte kendisi 1956 yılında, benim için ise 1965 yılında başlayan, aslında günümüze dek virgüllerle gelen bu yarışmada belki de nokta 2003’te Sertab erener ile konmuş, racon kesilmişti.

Peki, dünya müziğine Domenico Modugno’yu, Al Bano ve Romina Power’ı, Abba’yı, Céline Dion’u, Julio Iglesias’ı kazandıran bu tatlı karmaşanın içinde günümüzde neden yokuz?

Altı da, üstü de dünyanın sonuçları en tartışılan, en uzun soluklu yayını olan, en ilginç, en kozmopolit ve en çok izleyiciyi, müzikseveri ekrana bağlayan bir yarışmaydı sonuçta. Uydu yayını olmadığı için normal frekanslardan yayın yapılan bin dokuz yüz ellili yıllarda savaştan yorgun çıkmış Avrupa’yı, hafif siklet bir eğlence programında gülümsetmek isteyen, katılımcı her ülkede sinyallerin aynı kalitede görüntü ve ses standardı ile yayınlanması prensibi üzerine kurulu bir canlı yayın düşüncesinden ne istemiştik?

Ben bilemedim. Siz biliyor musunuz?"

ozgerersur1ozgerersur2

ozge.ersu.net

Last modified onWednesday, 24 May 2017 16:12
Özgün Günyar

Bir sanatçı - Arkeolog... Havacılık, Sanat Tarihi, Kültür ve Bilim faliyetleri ve Çok Uluslu yarışmalar ilgisini çekmektedir. 1997 yılından beri takip ettiği Eurovision Şarkı Yarışması'nı bir ruh; sanat ve kültürün bir araya geldiği bir sinerji olarak yorumluyor. Bu yarışmanın felsefesini ve heyecanını seviyor... EurovisionDream - INFE Turkey'in ilk gününden beri bir parçası...

Website: www.facebook.com/ozgungunyar

Leave a comment

Make sure you enter the (*) required information where indicated. HTML code is not allowed.

Log in or create an account