Deprecated: Non-static method JSite::getMenu() should not be called statically in /homepages/3/d702743627/htdocs/eurovisiondream.com/templates/gk_game/lib/framework/helper.layout.php on line 199

Deprecated: Non-static method JApplication::getMenu() should not be called statically in /homepages/3/d702743627/htdocs/eurovisiondream.com/includes/application.php on line 536

Eurovision 1997 Dublin

Rate this item
(0 votes)

-1997 SENESI DUBLIN (IRLANDA)  ANILARIMDAN..... 

-1997 Eurovision şarkı yarışmasında  Şebnem Paker in  final gecesi kullanacağı zillerin Istanbul da kalması  ve Dublin'e getirilmesi olay olmuştu...

 

 

1997 Eurovision şarkı yarışmasında  Şebnem Paker in  final gecesi kullanacağı zillerin Istanbul da kalması  ve  Dublin e getirilmesi olay olmuştu.

 

Bunu öğrenen Yunanistan ekibi  ellerinde var olan yedek zillerden bize vermek istedi. Ama  kabul edilmedi.

 

 - Avrupa 3. lüğünü hiç kimse beklemiyordu.

 

Zafer sarhoşluğuna kapılan ekip  başarıyı  bir ekip çalışması olarak göremedi. Besteci ve söz yazarı arasında anlaşmazlık çıktı ve söz yazarı şarkının sözlerini şarkıda kullanılmasına yasak koydu.

 

...ve sözler yarışmadan sonra yeniden yazıldı.

1997 sonuclardan sonra cok sevinmistik

 1997 IRLANDA-DUBLIN


 

1996 Senesinde Bulent Ozveren'le tanismis olmam benim Eurovision'da geri donulmez bir yola soktu. 1975 ten o gune televizyon ekranlarin izledigim bu yarışmanin artik icindeydim.



1997 senesi benim ulusal final olarak izledigim ilk yarismaydi. 1996 'da kurmus oldugum OGAE Turkiye klubunun basindaydim ve ilk etkinligimi Ankara'da yapiyordum. TRT yetkililerinle konustum ve onlardan aldigim teknik destekle ilk Turkiye Eurovision standini kurdum. TRT, Eurovision fani olarak ilk beni tanidi.. Cilginliklarimi ve ozverilerimi bazen saskinlik bazen de hayranlikla izledi. O sene klupte bana yardimci olan tek arkadas Avusturyali bir Eurovision faniydi. Turkce dahil bircok lisani konusabiliyordu. Beni cok sevmisti. Bende onu sevmistim ama onun sevgisi farkliydi. Ancak o zaman  anlamamistim..



Hans adindaki bu arkadasi bana Bulent Ozveren tanistirmisti. Norvec'te tanidigimda benle ilgilenmesi ve Eurovision konusunda deneyimleri beni cok sasirtmisti. Bu arkadas ayni sene  Sebnem Paker ve Levent Coker'le de arkadaslik kurmus onlarinda sevgisini ve guvenini kazanmisti. Eurovision konusunda benim şu an oldugum pozisyondaydi. Işi biliyordu. Ne tur şarkılarin Eurovision'da iş yaptığını -yapabilecegini Levent Coker'e  ve TRT ekibine anlatıyordu. Levent Coker cok zeki bir  besteciydi. Bu arkadasi iyi degerlendirdi ve yabanci gözüyle bir şarkı; turkce sozlerle nasil sevdirilir onu tespit etti...

 

HANS H. "DINLE " adli sarkinin sozlerinin yazilmasinda  Ekibe cok yardim etti. Onlari adeta nakış işler gibi işledi.

 

Hans, o zamanın yönetimiyle iyi sohbetler kurdu. Biz türkler yabancılarla sohbet etmeyi çok severiz. Hele yabancı türkcede biliyorsa oooh! superdir bizim icin. O yabancıya türk konukseverligini tattırmaya bayılır onu pohpohlariz. Hansa'da onu yaptik. Hans ı bir yıl istanbul'da krallar gibi yaşattik.. Bu sürecte Levent Coker ve Sebnem Paker'le iyice kanka olmuslardı. "Dinle" tamamen Hans ile birlikte yaratılmışti diyebilirim. Öyle bir strateji izlendi ki taslar tek tek  yerine oturdu. TRT ilk defa ön elemelere ve finale bir yabancıyı jüri olarak aldı. Eurovision uluslararasi bir yarışmaydı ve  puanları sadece yabancılar veriyordu. TRT  bir yabancının gözüyle ve kulağıyla yarışma şarkımızın seçilmesine olumlu baktı ve Hans'lı juri oylamayi yaptı.



Ancak TRT'nin unuttugu veya görmezden geldiği  bir şey vardı. Hans, Levent COKER'le beraber çalışmış ve şarkıyı beraber yaratmışlardı. Ekibin can dostuydu. Dolayısıyla  yarışmada  Levent Coker için çalıstı. "DINLE" o sene  Hans'ın tavsiyesiyle  tüm şarkılar arasında büyük oy farkıyla ilk turda seçildi..Diğer besteci ve şarkıcılar bunu bilmiyorlardı.



1997 de yarışan diğer şarkılar şunlardı..


Eser

Yorumcu – (Besteci)

Sıralama

Dinle

Şebnem Paker & Grup Etnik (Mehtap Alnıtemiz & Levent Çoker)

1.

Sen Nerede Ben Orada

Pınar Karakoç (Selma Çuhacı - Erdinç Tunç)

2.

Dördüncü Boyut

Şebnem Özsaran (Semih Güneri)

3.

Gece

Burcu Güneş (Günay Çoban - Müfit Bayraşa)

-

Aşkıma İnan

Serdar Aydemir (Hakan Süersan)

-

Hiç Gitme

Sevan Deniz (Sevan Deniz)

-

Şarkı

Tüzmen & Elçin Engin (Hale Turan- Şansal Engin)

-

Sevda Bu Dostum

Tuba Önal (Selma Çuhacı - Müfit Bayraşa)

-

Seninle

Erdal Çelik (Erdal Çelik)

-

Sevda

Ece Sandallı (Çetin Akcan - Ece Sandallı)

-

 

1997 sebnem paker ve ekibi presscenterde

Eurovision Turkiye klubu olarak ilk Eurovision standini  1997 de ankara'da kurarken,yanımdaki tek Eurovision fani  Hans'tı. O sene standı ziyaret eden çok kişiye dilim yettiğince Eurovision fanı ne demek  ve neler yaparlar onu anlatmıştım

 

ANKARA günleri ve  elemeleri bana cok heyecan vermisti. Tum Turkiye veya o salonda bulunan tum davetliler şarkı secimine çok sevinmişlerdi. Sarkimiz "DINLE " ' beğenilmişti. Yarışmadan sonra TRT ufak bir parti verdi. Yarışmaya katılan tum sanatcilar oradaydı Benim icin rüya gibiydi bunlar. 1996 'da Norvec'te tanıştığım SEBNEM PAKER 'in yine  Eurovision'a gidecek olmasi beni sevindirmişti. Ne de olsa bir sene önce yine onlarla beraberdim. Onları tanıyordum. Onlarda beni tanımaktaydı.  Irlanda'da yabancılık çekmeyecektim.

 

O gece sabaha kadar eğlendik..Şu an ünlü olan birçok sanatçıyla el ele kolkolaydik.. Dans ettik şarkılar söyledik..

 

Istanbul'a dönerken içim kıpır kıpırdı. Ikinci defa Eurovision'a gideceğim için sevincten havalara uçuyordum. Irlanda' için  vize işlemlerimi Hans takip etti. Irlanda'da bir  aile yaninda kaldık.. Iki yaşlı karı koca, bize iki odasını kiralamıştı.. ucuz olsun diye boyle bir yöntem seçtik.. Cünkü Irlanda  cok pahalıydı.. Dublin ufak bir başkentti.. Fazla hotel de bulunmuyordu.. Olanlarda bizim icin pahaliydi.. O günün şartlarında  ekonomik sartlarımızda kısıtlıydı..  

 

 Irlanda-ya uçus rotam şöyle oldu. ISTANBUL FRANKFURT  Türk Hava Yolları.. sonrasında ise  Alman  hava yolları LUFTHANSA yı kullandık. Dublin'e indigimizde Eurovision için gelen misafirleri özel bir  cafe-bar'a aldılar. Diğer ülkelerden gelenler vs.. çoğalınca bir otobüsle şehir merkezindeki hotele servis  şeklinde götürüldük.. TRT ekibinden ve sanatcı ekibimizden ayrıldık. Onlar hotele gectiler. ( icimden keşke param olsa da bende onlarla gidebilseydim dedim... ama o günün şartlarında o da hayaldi.. )

 

DUBLIN...

Dublin, Istanbul'dan sonra bana kasaba gibi gelmişti. Evler ufacık.. apartmanlar ise yok denecek kadar azdı.. Yada vardı da bizimkiler gibi yüksek değildi. en fazla 3  veya 4 katlıydılar. Yollar o kadar tenha gelmişti ki şaşırmıstım. Eurovision için ilk gittiğim başkent Norveç* -Oslo dan sonra burası ikinci başkentti.

 

Ilk prova Kıbrıs rum kesimiydi.. şarkıyı çok sevmiştim.. benim gibi bir cok kisi bu ülke şarkısını favori göstermeye başlamıştı.

 

Ikinci provada biz sahnedeydik.. Şebnem ve ekip super sempatik ve dogal geldi insanlara. Ilk prova sonrası insanlar şarkımızı mırıldanmaya baslamıştılar. Ozellilkle Ispanyollar şarkımızı çok sevmişti.. ( zaten oylamada da Ispanya Türkiye'ye 12 puan vermişti.)

 

Provaların başladığı daha ilk günden favoriler arasına girdik. Ama biz buna inanamiyorduk. Esas favoriler İngiltere, İrlanda, Kıbrıs Rum kesimi ve İtalya' ydi. Türkiye için favori diyenlere şaşkınca bakıyorduk. Öyle ya biz bu tur laflara alışık değildik .

 

Provolar surup GIDERKEN Turkiye ekibi yarisma gecesi icin Sebnem'in bir aksesuarını Istanbul'da unuttugunu farketmisş. Irlanda' ya ulaştırma sorunu yaşıyorduk.  Zaman cok kısıtlıydı. Ertesi gunu Irlanda caddelerinde  SEBNEM PAKER 'e herkes zil ariyordu.. Ne yazikki bulamamıştık.. Bizim bu durumumuzu öğrenen Yunan delegasyonu ellerinde fazladan zil oldugunu ve bize verebileceklerini soylemişti.. Ancak biz bu durumu kabul etmedik.. Daha doğrusu onur meselesi yaptık.

 

1997 ESCde GRUP ETNIK

 

Daha sonra benim aklıma  ALP TUNCACI isimli arkadaşım geldi. ALP TUNCACI sonradan klubumuze katılan bir Eurovision fanıydı.. Cok zeki bir arkadaştı..Ve  Istanbul'da yasayan zengin bir ailenin cocuguydu. Yarismanin son uc gunu Dublin'e gelecekti.. Hemen onu aradim ve  Sebnem'in zillerini soyledim. Sebnem' in annesiyle irtibata gecen Alp zilleri getirecekti. Türk ekibi çok sevinçliydi.. Zillerimize sonunda kavuşuyorduk.. Eeeee dile kolay  kaç gündür eteklerimiz zil çalıyordu.. 

 

Irlanda'da hemen her akşam bir ülkenin tanıtım kokteylı vardı. Benim için en önemlisi YUNANISTAN ve Kıbrıs Rumlarının yaptığı ortak parti oldu. O zamanlar iki ülke ilişkileri bugünden farklı ve gergindi Turkiye'den bu partiye tek katılan ben ve ALP arkadaşım oldu. O kadar bir ilgi gördük ki.. Bize adeta başbakan muamelesi yapıldı. Tüm delegasyon üzerimize titredi.. Her danslarında bizi aralarına aldılar. Yunan televizyonu bizi cekiyor röportaj yapiyordu.. Ne ilginc degil mi?

 

Irlanda günleri bizim için  heyecan dolu geçiyordu. Insanlarin pozitif yorumlari bizi oldukca keyiflendirmekteydi. Basın toplantısında  cd"miz dağatılmıştı.. Bağlama ve Ney'le gösteri yapılmış. AHMET KOC ve ERCAN IRMAK büyük alkış almıştı. Bu gerçekten görülmeye değerdi. Etnik grubu Sebnem'e çok şey katmıştı. 

 

Provolar dışında ekibimiz nedense bir araya gelmiyorlardı. Ekipte ayrılmalar vardı.. Sebnem Paker ve Levent Coker ayrı  gezerken.. Grup Etnik elemanlari beraber  dolaşıyorlardı. Sebebini sonradan anlamıştık.. Sebnem birilerinden kıskanılıyordu :-))

 

Sebnem PAKER; o sene gerçekten kıskanılacak kadar güzelleşmişti.. yarısmaya özenle hazırlanmış; ufak bir estetik operasyon bile geçirmiş; burnunu yaptırmıştı. Yeni imajıyla sanki Miss Turkey gibiydi. İncecik zarif vücudundaki o siyah elbisesiyle final gecesi gerçekten çok etkileyici görünüyordu.

 

O günlerde TRT, Eurovision icin imkanlarını bugunlerdeki kadar fazla açmıyordu . Yarışmada bütçesi en zayıf ekiplerden biriydik.. Promosyonel anlamda fazla bir şeyimiz yoktu. En önemlisi de şarkımız Türkçe söyleniyordu. Provalar, geziler derken gunler bitmis, final aksamina  gelinmisti. 

 

Oylamaya geçildiğinde yarışmayı izleyen Türkler kendi aralarında ne oluyor demeye başladı. Türkiye’deki özel kanallar yayını keserek Türkiye’nin yarışmada on sıralarda gittiğini duyurmaya başladı. Yarışma bittiğinde ise İrlanda’da bulunan Türk delegasyonu sevinçten ağlıyordu. Çekişmeli bir puanlamadan sonra 3. olmuştuk!

 

Levent Çoker ve Sebnem Paker, yıllarca kabusumuz olan bu yarışmada! tatlı bir rüyayı yaşatıyorlardı. Tüm ülke bu olayı konuştuk. Şarkının söz yazarı- bestecisi- solist ve etnik grubu, Türkiye için kahramandı artik. Eurovision tarihimizin en iyi ilk derecesini almışlardı. İlk üçe giren ilk ekip oldular. Hem de Türkçe sözlerle bu isi başarmışlardı.

 

Türkiye bu şarkıyı hiç unutmadı.. unutamadı. Şebnem PAKER ve Levent COKER Türkiye’nin rüya ekibi oldular. Bu gün İngilizce sözlerle ve yüz binlerce dolarlık teşviklerle bile henüz kimse bu dereceyi geçemedi.

 


1997'de gerçekleşen bu rüya gelecek için bir ışık oldu Türkiye’ye. Demek ki güzel bir beste ve yorumla başarı hiçte uzak değilmiş onu anladık.

 

Şebnem Paker bu başariyi ne yazik ki iyi degerlendiremedi.. Sesi ve fiziği gibi, şarkıda anılarda kaldı. 


O sene beni etkileyen en onemli şarkı Irlanda şarkısıydı.. O sene için büyük aşk yaşıyordum ve nedenle bu şarkıda da o aşkı buluyordum.. ( dinlemeyenler 1997 irlanda şarkısını mutlaka dinlemeliler ..super romantik birşey.. Benim Eurovision'da unutamadığım en değerli şarkıların arasındadır )

 

Yine o zamanlar yarışma şimdiki gibi büyük salonlarda yapılmıyordu. Yarışma için salona gelenler sadece özel davetlilerdi. Biletler EBU tarafından bugünkü gibi satılmıyordu. Insanlar salona takım elbiseler ve özel gece kostümleriyle geliyordu. Oysa şimdi salona don gömlekle girseniz kimse dönüp bakmıyor. Cünkü neredeyse herkes öyle! O yıllarda kim! yada hangi ülke delegasyonu en şık ve güzel? rekabeti vardi.

 

1997'den aklımda kalan bir diğer detayda  Alman şarkıcının ağlaması oldu. Sonuca çok üzülmüştü. Yarışmadan sonra  ufak bir salonda ( ki Irlanda'ya göre büyükmüş ) parti verildi. Burada en çok resim çektirilen sanatçı Sebnem oldu. O aksam tüm ekip Turkiye birinci olmuscasına eğlenmistik. Boylece ikinci  Eurovision  maceramda üçüncülüğü yaşamış oldum.

 

 

 

 

 

 

 

Media

Özgün Günyar

Bir sanatçı - Arkeolog... Havacılık, Sanat Tarihi, Kültür ve Bilim faliyetleri ve Çok Uluslu yarışmalar ilgisini çekmektedir. 1997 yılından beri takip ettiği Eurovision Şarkı Yarışması'nı bir ruh; sanat ve kültürün bir araya geldiği bir sinerji olarak yorumluyor. Bu yarışmanın felsefesini ve heyecanını seviyor... EurovisionDream - INFE Turkey'in ilk gününden beri bir parçası...

Website: www.facebook.com/ozgungunyar
More in this category: « Eurovision 1996 Oslo

Leave a comment

Make sure you enter the (*) required information where indicated. HTML code is not allowed.

Log in or create an account