Pop/opera ya da daha genel kullanımı ile ‘POPERA’

Eurovision Şarkı Yarışması’nda şimdiye kadar yarışan farklı müzik türleri ile ilgili bir yazı yazmaya başlama niyetindeyken aklıma ilk olarak yarışmadaki opera parçaları ile ilgili birşeyler yazmak geldi. Bugünki yazımızın tamamı Opera ile ilgili….


Eurovision şarkı yarışması başladığı ilk yıllardan itibaren sahnede Opera müziği ve opera tarzı şarkılar her zaman yer almıştır.


İlk olarak 1957 yılında Patricia Bredin tarafından seslendirilen ‘All’ isimli şarkı, Birleşik Krallığın yarışmadaki ilk temsilcisi ve de , Eurovision Şarkı Yarışması’nın tarihindeki ilk opera şarkısı olarak kabul edilebilir. Parça sadece bir dakika 48 saniye süresi ile ayrıca yarışma tarihindeki en kısa şarkı olarak da tarihe geçmişti. Ta ki Finlandiya’nın 2015’te bir dakika 27 saniye süren ‘Aina Mun Pitää’ adlı şarkısına kadar (Bu şarkı kesinlikle bir opera parçası değildi)…

(Patricia Bredin-1957 ‘All’ )


Eurovision Şarkı Yarışması’nın ilk yıllarında ve tarihi boyunca, birçok şarkıcı Opera’da eğitim almış ya da deneyime sahip olan şahıslardı. Ancak özellikle Opera denince akla ilk gelen ülke ile yani Avusturya ile incelemeye başlayalım.


Avusturya’nın yarışmadaki ilk temsilcisi ( 1957 yılında) , ‘Wohin kleines Pony’ isimli şarkısıyla Viyana Devlet Operası koro şarkıcısı Bob Martin idi ve şarkı yarışmada son sırayı aldı.


https://www.youtube.com/watch?v=5mETWk_nB1Q


Avusturya daha sonra, dünyaca ünlü operet besteci Robert Stoltz, tarafından bestelenen opera tarzı parça i1960 yılında yarışmaya katıldı. Ancak bu şarkı, ülkenin ilk denemesine göre daha iyi bir skor alsa da 13 ülkenin yarıştığı yarışmada ancak 7. olabildi. Bu görece başarısızlıklardan sonra Avusturya 1962’de Eleonore Schwarz ile bir kez daha şansını operadan yana kullandı ve yarışmayı 0 puan alarak son sırada tamamladı.


Opera sanatçısı Ingvar WİXELL 1965’te yarışmada İsveç’i temsil etti ve şarkısını İngilizce olarak seslendirdi. O yıl yarışmada dil kuralının değişmesine neden olan bu hareketle İsveç, 18 ülke arasında yarışmayı 10’unu sırada bitirdi.

Ertesi yıl yani 1966’da EBU tarafından, daha sonra uzun yıllar boyunca değiştirilemeyecek her ülkenin ancak kendi dilinde yarışmaya katılma zorunluluğunun başlamasına yol açan bu parçayı aşağıdaki linkten izleyebilir/dinleyebilirsiniz.


https://www.youtube.com/watch?v=Ab5HKubM9sA


İsveç’in 2009’dan yılı temsilcisi, şarkıcı Malena Ernman’ın seslendirdiği La Voix isimli parçası tamamen opera olmaması ve modern dans ritimleri barındırmasına rağmen sanatçının sahnedeki görselliğe eşlik edemeyen ve biraz da korkutucu yüz mimikleriyle dolu performansı nedeniyle beklenen sonucu alamadı.Ve isveç yarışmayı son 5 sıra içerisinde tamamladı.


https://www.youtube.com/watch?v=xE9Pl3mqRbo


Opera ile ilgili hatırda kalan en önemli ülke ve şarkılardan biri yine ülke olarak hep farklı olan bizlere yani Türklere ait.


Çetin ALP’in 1983 yılında ismi de ‘Opera’ olan parçası ile katıldığı yarışmada o yıl ülke jürilerinin tamamı şarkıyı beğenmemiş olacak ki maalesef yarışmayı 0 puanla son sırada tamamladık. işin kötü yanı gerek sahne gerekse de ses performans açısından onlarca kötü örneği şahit olduğumuz yarıma tarihinde büyük başarısızlıklar (Big failure) tarzında bir video hazırlansa Opera ve Çetin ALP bu karede hep yer almıştır ve de sanırım hep yer alacaktır.


https://www.dailymotion.com/video/xdb9c7

(Şimdi bir kez daha izledim de enfes bir ses ve büyük alkış alan bu şarkıya çokça haksızlık edildiğine bir kez daha kanaat getirdim. Toprağın bol olsun Çetin ALP)


Türkiye’nin şarkısı seksenli yıllarda yarışan son “opera” parçası değildi tabii ki. Türkiyenin opera şarkısıyla son sırada yer almasına bakmaksızın İtalyanlar bir yı sonra 1984 yılında üç mezzo-soprano ile girdikleri yarışmada sonuncu olmasalar da bekledikleri sonucu alamadan ülkelerine döndüler.


İtalya son olarak ‘Il Volo ‘isimli grup tarafından 2015 yılında Viyana’da opera tarzı bir şarkı ile yarışmaya katıldı ve yarışmayı üçüncü sırada bitirdi.’Grande Amore’ o derece sevildi ki seyirci jürisi tarafından yarışmanın birinci olarak seçildi. Ayrıca bu şarkı modern operanın halen Eurovisionda bir yerinin olabileceğinin de kanıtı idi.


https://www.youtube.com/watch?v=1TOMqZV2jA8


2007 yılına gelindiğinde Eurovision Şarkı Yarışması’nda iki opera tarzı şarkı vardı. İlki yarışma yı o sene 15. sırada bitiren Alenka GOTAR tarafından seslendirilen ‘Cvet z Juga’ isimli şarkı idi. Bu şarkı Slovenya’nın 2004 yılında beri ilk kez büyük finale kalmasına sebep olmuştu. O yıl Letonya’yı temsil eden, ‘Questa Notte ‘ isimli parça İtİalyanca seslendirilecekti. Ancak Letonlar, başarılı performansına rağmen Slovenya’dan daha yukarıda bir sonuç alamadılar.

 


2011’de yılında Fransa Amaury Vassili tarafından seslendiirlen ve korsika dilinde icra edilen sognu isimli şarkısı ile yarışma öncesi finalin en büyük favorilerinden iken ne yazık ki yarışmayı Düsseldorf’ta ancak 15. sırada tamamlayabildiler..

 


Romanya’da Eurovision ‘tarihinde birçok kez yarışmaya Opera tarzı şarkı ile katılmış olan ülkelerden…


2002’de Tenor Marcel Pavel ve Monica Anghel ile düeti, 2008’de Nico ve Vlad Miriță ‘nın düetlerini örnekolarak sayabiliriz. Ancak Romanya’nın bu alanda hatırda kalan tek temislicisi 2013 yılından Cezar ve şarkısı ‘It’s My Life’ idi. Cezar’ın iddialı vokal teknikleri, kusursuz ses ve eşsiz sahne performansı sayesinde Romanya, o yıl İsveç’te yapılan büyük finalde 13. oldu.

 

Opera şarkıları söz konusu olduğunda, Hırvatistan türe sadık ülkeler arasında sayılabilir. 2013 yılında Klapa’s Mora grubu (iki tenor, iki bariton ve iki bas şarkıcısıdan oluşmuştur) görkemli vokalleri ile seslendirdikleri ‘Mišerja’ isimli şarkıları ile finale ulaşamamıilardır.


https://www.youtube.com/watch?v=FYm4sGd-qP0


2017 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Hırvatistan, ülkenin The Voice yarışması birincisi ‘Jacques Houdek’ ile bir kez daha yarışmaya popera tarzı bir şarkı gönderdi. Hırvatistan’ın en büyük pop yıldızlarından ve çok ödüllü bir sanatçı olan Houdek kendi kendine yaptığı büyük ses şovu ile en azından ülkesinin final görmesini sağladı ancak o da istediği yerde yarışmayı tamamlayamadı. Nihayetinden herkesin birinci olmak hayaliyle girdiği yarışmada Houdek ancak 13. olabildi.


https://www.youtube.com/watch?v=4Sya_GIxsw0


2018 yılında Estonya adına yarışmaya katılan Elina Necheyava tarafından italyanca seslendirilen ‘lA Forza’


https://www.youtube.com/watch?v=ImawXdXIGd8 ile


2019 yılında Avustralya adına yarışmaya katılan Kate Miller-Heidke – Zero Gravity



Türün yarışmada boy gösteren son iki temsilcileri oldular.


Her iki harika ses, sahnedeki büyüleyici şovları ile fanlardan büyük destek aldı ve Estonya 2018’de yarışmayı 8. sırada, Avustralya ise bir senenin ardından (2018’de Jessisca Mauboy’un 20.liği sonrası) yeniden ilk 10 içerisinde 9. sırada yarışmayı tamamladı.


Görünen o ki yarışmanın başladığı tarihten günümüze kadar sahnede yer alan ve transformasyona uğrayan opera ya da popera tarzı şarkılar önümüzdeki yıllarda da sahneye gelmeye devam edecek.. Belki de bu tür bir gün seytanın bacağını kırarak yarışmayı birinci bile bitirebilir, Kim bilir??


Peki sizin Eurovision’da sevdiğiniz Opera parçaları nelerdir? Yorumlarda bizimle paylaşırsanız çok mutlu oluruz..

Yaman Y. : EurovisionDream // Infe Turkey Editörü

Facebook Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com